İngilizce Öğretimde Öncü Uygulamalarımız

Başarıya giden yol incelikle ve özenle tasarlanmış, yirmi yılı aşkın eğitim deneyimimizden süzülmüş öncü uygulamalarımızdan geçiyor. İngilizce öğretiminin en etkili bir şekilde gerçekleşmesi için hazırlık uygulamasından öğretmen eğitimine, birebir İngilizce derslerinden öğrenme ekolojisinin tasarlanmasına kadar birçok alanda Cihangir Okulları’na has öncü uygulamalar tasarladık.

   Yoğunlaştırılmış İngilizce Hazırlık Programı

Beşinci sınıfta haftada 20 saatlik yoğunlaştırılmış İngilizce Hazırlık Programı ile öğrencilerimize doğru yaşta, doğru yatırımı yaparak onların İngilizce öğreniminde bir adım öne çıkmalarını sağlıyoruz. Toplamda 720 saatlik İngilizce eğitimiyle B1 seviyesinde yabancı dil yeterlikleriyle başarıyı şansa bırakmıyoruz. Millî Eğitim Bakanlığı’nın elli sene boyunca başarıyla sürdürdüğü bu uygulama, Cihangir Okulları’nda kaldığı yerden devam ediyor!
Ayrıca ülkemizde bu kıymetli uygulamayı hâlâ sürdürmekte olan birkaç okuldan biri olduğumuzu sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz.

   Sürekli Mesleki Gelişim ve Sertifikasyon

Cihangir Okulları bünyesinde hizmet veren değerli İngilizce öğretmenlerimiz, kariyer odaklı sürekli mesleki gelişim ve sertifikasyon programına tabii olurlar. Ülkemizde bu uygulamaya sahip olan iki okuldan biri, İstanbul’da da tek okul olduğumuzu biliyoruz.
Birçok özel okulda, haziran ve eylül aylarında Millî Eğitim Bakanlığı’nın hizmet-içi takvimine uygun olarak düzenlenen hizmet içi eğitimler yapılmaktadır. Bu mesleki gelişim çalışmalarının yanı sıra birçok özel okul, eğitim-öğretim yılı içinde de öğretmenlerine bazı seminerler ve çalıştaylar düzenlemekte, öğretmenlerinin okul dışındaki bilimsel seminerlere katılımını teşvik etmektedir. Cihangir Okulları’nda sürdürülen öğretmen eğitimi programları, bu uygulamalardan bazı noktalarda ayrılmaktadır. Cihangir çatısı altında öğretmen eğitimi; akademisyen danışmanlarımız tarafından verilen ve eğitim-öğretim yılı boyunca aralıksız bir biçimde devam eden hizmet-içi eğitim çalışmaları sürecinde öğretmenlerimizin performansı analiz edilerek onlara kurs sertifikası verilmektedir. Bunun yanı sıra, kıdemli öğretmenlerimize “öğretmen eğitmeni” diploma programları da düzenleyerek kendilerini “öğretmen eğitmeni” unvanıyla daha az kıdemli öğretmenlerimizin hizmet içi eğitimlerini vermesi için yetiştiriyoruz.
Hiçbir okul, hiçbir eğitim sistemi bünyesindeki öğretmenlerin başarılarından daha fazla başarılı olamaz. Cihangir Okulları’nda başarının sırrı ise öğretmen yeterliklerinin sürekli bir biçimde artırılmasıdır.

  Beceri Temelli Ölçme ve Değerlendirme

Ölçme ve değerlendirme teknikleri, eğitim sisteminin sadece yapı taşlarından biri değil, aslında müfredatın ve uygulamanın patronudur: Sınavlar neyi ölçüyorsa öğretmen onu öğretir, öğrenci ona çalışır ve aileler ona değer verir. Sınıfta kullanılan yabancı dil teknolojisi donanımlarının ve yazılımlarının kalitesi ne olursa olsun, öğretmenler ne denli yetkin, öğretim materyalleri ne kadar etkili olursa olsun, günün sonunda ölçme ve değerlendirme son sözü söyler.
Ülkemiz genelinde özel ve devlet okullarında uygulanan ölçme ve değerlendirme tekniklerinin doğasını incelediğinizde, bu tekniklerin sınıf içi öğretim teknikleriyle çeliştiğini kolayca görebilirsiniz. Biz buna “Paradigma Çatışması” deriz; eylemle söylem, özle söz birbiriyle çatışır. Sınıf içinde iletişimsel dil becerilerini geliştirmeye çalışan; yani okuma, konuşma, dinleme ve yazma becerilerini öğretmeye çalışan kimi öğretmenlerin, iş, sınav hazırlamaya gelince, okuma, dilbilgisi ve kelime odaklı klasik sınavlar uyguladıklarını biliyoruz. Bunun nedeni aslında çok basittir: Okuma becerisi, dilbilgisi ve kelime dağarcığını ölçmek, yazma ve konuşma becerilerini ölçmekten çok kolay ve zahmetsizdir. Hatta aynı sınav kağıdını yıllarca kullanabilirsiniz.
Pekâlâ bu, beraberinde başarıyı getirir mi?
İşte bu noktada ölçme ve değerlendirme tekniklerinin tüm sürecin neden patronu olduğunu, tüm eğitsel emeğin ana belirleyicisi olduğunu net bir biçimde görebiliriz: Eğer dört iletişimsel dil becerisini ölçmezseniz, öğrenci bunlara çalışır mı? Yazma becerilerini ölçmeyen bir eğitim sistemi içinden geçen öğrenciler, yazma öğrenmek için emek sarf eder mi? Aksine, sınavda çıkmayacak bir içeriğe çalışmak öğrenciler için eziyettir ve anlamsızdır.
İşte yabancı dil öğretimi alan yazınının bu temel öğretilerinden biri, bize sınavlarımızı nasıl hazırlamamız gerektiği konusunda net bir bilgi veriyor. Süreç ve sonuç odaklı sınav teknikleriyle; yani sadece yazılılarla değil, aynı zamanda öğrencinin eğitim süreci içinde/boyunca ürettiği dil çıktısından örneklemler de toplayarak çok katmanlı, çok boyutlu bir ölçme/değerlendirme sistemi uyguluyoruz. Dolayısıyla, öğrencilerimiz sınavlarda başarı elde edebilmek için sadece okuma, kelime ve dilbilgisi değil, dinleme, konuşma ve yazma becerilerini de geliştirmeleri gerektiğini süreç içinde deneyimle öğreniyor. Aynı zamanda tüm bu süreçte hazırladığımız ölçme araçlarının sonuçlarını, uluslararası dil sınav sonuçlarıyla karşılaştırarak kendi sınavlarımızın geçerliğini ve güvenirliğini somut verilerle destekliyoruz.

  Tanı Temelli Sınıf Oluşturma

İstanbul genelinde beş kampüse yayılmış 2000’i aşkın öğrencinin İngilizce yeterlik seviyelerini her sene tanı temelli sınavlarla ölçerek yeterliklerine uygun sınıflara yerleştirmek oldukça meşakkatli bir iştir. Yöneticilerimizin büyük özverileri sayesinde başardığımız bu iş, meşakkatli olduğu kadar da elzemdir. Öğrencilerimizin seviyelerine uygun sınıflarda eğitim görmesi büyük önem arz etmektedir: Bu uygulama, sadece dil yeterlikleri zayıf olan öğrenciyi değil, yüksek olan öğrenciyi de düşünerek tasarlanmıştır.
Dolayısıyla Cihangir Okulları’nda eğitim gören öğrencilerimiz şu iki genel sorunla pek de uğraşmazlar:
Birinci Vaka: Sınıf benden çok geri! Çok sıkılıyorum!
İkinci Vaka: Sınıfta herkes benden çok iyi! Hiçbir şey anlamıyorum!
Çocuklarımızın yaşadığı her yıl, yetişkinlerden farklı olarak kendine has ve özeldir. Bizler için 37 veya 39 yaşında olmanın çok da bir farkı yoktur, fakat 11 yaş ile 13 yaş, 14 yaş ile 17 yaş çocuklar için büyük oranda farklıdır. Bu yaş dönemlerinin farklı olmasının bir diğer özelliği ise, bir daha asla yaşanmayacak olmalarıdır. Dolayısıyla, İngilizce öğretim felsefemizi ve programlarımızı, çocuklarımızın okulda geçen her bir saniyesinin ne kadar kıymetli olduğunun farkında olarak tasarladık. Teşhis Temelli Sınıf Oluşturma uygulaması ise bu özenin ve farkındalığın doğal bir sonucudur.

   ISAC©: Individualized Speaking for Acquisition

Yirmi kişilik bir sınıfta, bir ders saatinde her bir öğrenciye kaç dakika İngilizce konuşma şansı verilebilir? Aslında İngiliz dili eğitimi alan yazınında bu sorunun türlü cevapları mevcuttur: Dünyanın farklı bölgelerinden gelen veriler bize ilginç bir resim çiziyor. Düşük yeterlik seviyesinde öğrenciler ders başına “otuz saniye” civarında konuşabilirken, yüksek yeterlik seviyesindeki sınıflarda bu süre bir veya bir buçuk dakikaya kadar çıkabiliyor. Peki bu süreler yeterli mi? Öğrencilerimiz günde bir iki dakika İngilizce konuşarak İngilizce’yi nasıl öğrenecek?
Başarıya ulaşabilmemiz için sadece doğru soruları sormamız yetmiyor. Ne var ki bu soruların doğru yanıtlarını da biliyor olmamız bizi başarıya taşımayacaktır. Bu soruna somut ve gerçekçi çözümler üretmemiz gerekiyor.
Cihangir Okulları olarak çözümümüz şudur: Olağan İngilizce derslerinin yanı sıra çocuklarımıza bireyselleştirilmiş konuşma pratik imkânı da tanıyoruz. Ana dili İngilizce olan öğretmenlerimizin eşliğinde gerçekleşen bu etkinlik sayesinde, her bir öğrencimizin İngilizce’yi doğal bir iletişim aracı olarak kullanabilmesini sağlıyoruz. ISAC uygulaması, sınıf dışında, bu uygulama için son derece eğlenceli bir şekilde tasarlanmış bir ortamda gerçekleştirilir ve çocuklarımızın ilgi ve ihtiyaçları paralelinde belirlenmiş konular üzerine birebir iletişim kurma mantığı üzerine tasarlanmıştır.

  PELEC©: Peripheral Learning Context

Yüzlerce saat İngilizce dersi, birebir konuşma etkinlikleri, doğal dil edinimi mekaniklerini tetiklemek üzerine kurulmuş sınıf içi ve dışı öğrenme etkinlikleri; bunlarla da yetinmedik ve tüm Cihangir Okulları’nın fiziksel alanlarını İngilizce edinimini pekiştirmek üzerine tasarladık. Sınıfların dört bir yanını, koridorları, pencereleri, duvarları, merdiven boşluklarını ve hatta basamakları İngilizce ile doldurduk. Yabancı dil edinimi alan yazınında “Peripheral Learning” ismiyle bildiğimiz bu uygulama, öğrencinin ana odağı (focal attention) dışında kalan fiziksel mekânların dil öğretimi için kullanılması üzerine kuruludur. Öğrenci gün içinde sınıfta, koridorda, merdiven boşluklarında; yani okul yaşamının her katmanında İngilizceye maruz kalır. Bu sürecin ikinci dil edinimi sürecini olumlu anlamda etkilediğini, 1970’li yıllardan bu yana yapılan araştırmalardan biliyoruz. PELEC isimli uygulamamızla, İngilizce öğretimini bir adım öteye taşıyoruz.

  PEPRO©: Personalized Projects

Constructivist English Model olarak tanımladığımız kurumsal yabancı dil öğretim yaklaşımımızın kuramsal sütunlarından bir tanesi de “öğrencinin sosyal ve bilişsel çeşitliliği” esasıdır. Bilgisayarlardan farklı olarak her birey bilgiyi kendine has stratejilerle işler ve öğrenir. Bireylerin bilişsel özellikleri, bazı evrensel ortak noktalar dışında çoğunlukla büyük farklılıklar gösterebilir; bazı öğrencilerimiz görsel girdiyle öğrenirken diğerleri devinsel girdi (hareket ederek öğrenme) yoluyla bilgiyi işler ve gerekli dil becerilerini kazanır. Bu evrensel bilgiden hareketle, öğrenmeyi bireyselleştirmemiz gerektiğini biliyoruz.
Öğrenmeyi bireyselleştirmek, modern okul doktrinini zorlayan bir uygulamadır. Öğrencileri sınıflara ve gruplara bölerek sürdürdüğümüz güncel eğitim uygulamaları içinde her bir öğrencinin öğrenme stillerine göre öğrenme deneyimleri sunabilmek, ancak kurumsal eğitim kültürü olan okulların yapabileceği bir iştir. Bu noktada devreye PEPRO isimli uygulamamız giriyor: Öğrencilerimizin öğrenme stillerindeki farklılıktan hareketle, her bir öğrenciye kendi öğrenme stillerine uygun ders dışı proje görevleri sunuyoruz. Bu sayede hem İngilizce öğrenim sürecini anlamlı ve gerekçeli bir biçimde sınıf dışına taşıyoruz hem de bu süreçte öğrencinin yapmaktan veya üretmekten keyif alacağı görevler sunuyoruz.

Bu Sayfa Hakkında Görüş Bildirmek İster Misiniz?