Sıkça Sorulan Sorular

İngilizce Öğretiminde Sıkça Sorulan Sorular

Aşağıda yabancı dil öğrenme sürecinde velilerin sıklıkla sordukları temel sorulara cevaplar bulacaksınız. Bu ve benzeri soruların cevabı için Cihangir Okulları olarak her zaman yanınızda olduğumuzu lütfen unutmayınız.

1. Bu yoğun İngilizce programından sonra çocuğum, yaz tatilinde İngilizce ile hiçbir şey yapmıyor. Bu konuda neler yapmalıyım?
Dil uzmanlarının ortak olarak inandığı yaklaşım şudur: Dil öğrenme sürecine uzun aralar vermek bu süreci tahmininizden çok da üzerinde olumsuz bir şekilde etkilemektedir. Yaz tatili boyunca çocuğunuzla yapacağınız küçük çalışmalar bu süreyi son derece etkin geçirmenizi mümkün kılacaktır. Özellikle dinleme ve okuma konusunda çocuğunuzla yürüteceğiniz etkinliklerin; audiobooks diye isimlendirilen ve seviyelere göre basitleştirilmiş okuma metinlerini çocuğunuzun okumasını/dinlemesini sağlamak, yaşına ve seviyesine uygun İngilizce şarkıları birlikte dinlemek, özellikle hoşlandığını düşündüğünüz şarkılar için karaoke yarışmaları yapmak gibi etkinliklerin düzenli olarak uygulanması, yaz tatili süresince gerçekleşmesini istemediğimiz “dilde aşınma” olayını ortadan kaldıracaktır. Okuma etkinliklerini şu şekilde kurgulayabilirsiniz: Hikâye kitaplarını okuması için evde uygun bir ortam hazırlayıp bu okuma sürecinde siz de elinize bir kitap alıp birlikte bir etkinlik yapmanın heyecanını paylaşabilirsiniz. Ayrıca internetten çok rahatlıkla bulabileceğiniz çeşitli programlar ile hem okuma yapıp hem de okunan hikâyelerle ilgili son derece eğlenceli etkinlikleri yapabilirsiniz. Çocuğunuz yaz tatilinde olduğunu unutmadan haftada üç dört gün, yirmişer dakikalık böyle etkinlikler son derece yeterli olacaktır. Dinleme etkinliklerini de çeşitli yöntemlerle uygulayabilirsiniz: Pedagojik olarak uygun olduğundan emin olduğunuz çeşitli YouTube videolarını çocuklarınıza izletebilirsiniz. Bunların özellikle, çocuklarınızın sevdiği çizgi filmlerden, eğlenceli videolardan olmasına özen gösteriniz. Aynı videoyu birden fazla izlemesinin çok önemli olduğu gerçeğinden hareketle videoyu bir kere izledikten sonra İngilizce alt yazısı bir biçimde sesini kısmak suretiyle çocuğunuzla birlikte dublaj yapınız. Hem son derece eğlenceli bir etkinlik olarak siz ve çocuğunuz keyif alacaksınız hem de tekrarlarla çocuğunuzun dil edinim sürecine olumlu bir katkıda bulunacaksınız.
2. Çocuğum İngilizce öğrenmeyi sevmiyor. Evde o sevsin diye her şeyi deniyorum. Ama olmuyor. Neler yapılmalıyım?
İnsanların ilgilerinin farklılık gösterdiği aşikârdır. Türkiye’de çocukların özel okula gönderilme nedenlerinin başında iyi bir yabancı dil eğitimi geliyor. Siz de bu bilinçle çocuğunuz etkin bir dil kullanıcısı olmasını istiyorsunuz. Ancak öğrenme sürecinde bireyler düşündüğümüzden çok da karmaşık bir şekilde hareket edebilirler. Çocuğunuzun İngilizceye karşı hissettiklerinin nedenini anlamadan ona yardımcı olmamız pek mümkün değildir. Siz de öncelikle bunun üzerine gitmelisiniz. Eğer çocuğunuz tüm derslere ilgi duyuyor ama İngilizceye duymuyorsa bunun birçok sebebi olabilir. Bu konuda evde onunla küçük etkinlikler yaparak bu olumsuzluğun nedenini anlayabilirsiniz. Eğer bu, sizin evde çözümleyemeyeceğiniz bir durum halini alırsa lütfen en kısa zamanda bizimle iletişime geçiniz.
3. Biraz İngilizce biliyorum. Çocuğum ödev yaparken bazı kelimeleri yanlış telaffuz ediyor. Ben yardımcı olmak istediğimde ise bana tepki gösteriyor. Bu konuda ne yapmalıyım?
Bu konuda yapabileceğiniz en iyi şey, bunu bir oyun şeklinde yapmanız olacaktır. Eğer çocuğunuzun yanlış telaffuzlarının üzerinde çok sık durursanız dil öğrenme sürecine bir engel oluşturabilirsiniz. Çocuklar, yaşların ve gelişim özelliklerinin bir sonucu olarak iyi davranışların özellikle ortaya çıkarılmasını tercih ederler. Bu durumda sizi onun hatalarını bulan biri olarak etiketleyecektir ki bu çok tehlikeli bir duruma evrilebilir. Pekâlâ ne yapmalısınız? Çocuğunuza direk olarak “Bu yanlıştır!” demek yerine çevrimiçi kaynaklardan (sözlükler, vs.) yararlanabilirsiniz. Bunu birlikte yapmanız son derece mühimdir. Yanlış telaffuz ettiği bir kelime için akıllı telefonlarda bulunan “Siri” türü uygulamalardan yararlanmanız hem bu süreci keyifli bir hale getirecektir hem de çocuğunuzun dil öğrenme sürecine dâhil olmanın mutluluğunu size yaşatacaktır.
4. Çocuğum İngilizce dersinde bir türlü başarı gösteremiyor. Kendini İngilizce konusunda çok yeteneksiz hissettiğini ifade ediyor. İngilizce bilmeyen bir veli olarak çocuğuma bu konuda nasıl yardımcı olabilirim?
Çizdiğiniz bu profilden hareketle, öğrencimizin kendisini bu konuda etiketlediği anlaşılmaktadır. Bu etiketleme durumu öğrenme ortamlarında ne yazık ki sıklıkla karşılaşılan bir olgudur. Öğrencilerin kendilerini yeteneksiz hissettiği alanlara yönelik doğru gözlemler yapmak son derece önem arz etmektedir. Bu tespitin net olarak oluşmasını sağlayan durumları yakından irdelemek ve bu konuyu çözmek için en kısa zamanda adımlar atmak gerekmektedir. Bu yeteneksizlik ifadesinin altında yatan etkenler ortaya çıkarılmalı ve bu konuda İngilizce öğretmeniyle iletişime geçmek en uygun adım olacaktır. Ancak siz evde bu konuyla ilişkili çocuğunuzu pek de zorlamadan bilgi almaya çalışabilirsiniz. Doğru teşhis tedavide çok önemlidir. Öte yandan yabancı dil öğrenmek doğal bir insan davranışıdır. Farklı bilişsel veya fiziksel alanlarda yeteneğin öneminden bahsedebiliriz, fakat konu dil öğrenmeye gelince, temel becerilerin edinimi anlamında özel bir yeteneğin varlığından bahsetmemiz çok da doğru olmaz. Doğru planlanmış bir dil öğretimi süreci sonucunda, öğrencilerin başarısız olması için hiçbir sebep yoktur. Bu anlamda öğrencimizin kendini başarısız hissetmesi nesnel bir gözlem olmayacaktır. Lütfen bu ve benzeri durumları çözümlemek için bizlerle iletişime geçiniz.
5. İngilizce çok önemli. Ben çocuğum hafta sonları da kursa gitmesini istiyorum. Önerir misiniz?
Şuna canı gönülden inanmanız bizim için son derece önemlidir: Biz, Cihangir Okulları olarak öğrencilerimizin dil öğrenim sürecini sağlıklı geçirmeleri için bilimsel veriler ışığında elimizden geleni tüm gücümüzle yapıyoruz. Sorduğunuz sorunun net bir biçimde cevaplanması için çocuğunuzun kaç yaşında olduğu da önemli noktalardan biridir. Özellikle yoğun ders temposunun içinde olan öğrencilerimizin okul dışındaki etkinlikleri, okulda planlandığı şekliyle sürdürülmesinin önemine inanmaktayız. Öğrencilerimizin, çok büyük bir ihtiyaç yok ise böyle kurslardan ziyade İngilizce öğretmenleriyle yapılacak görüşmeler ışığında hareket etmesinin daha uygun olduğunu değerlendirmekteyiz.
6. Evde ne zaman İngilizce ödevini yapmaya başlasa, okuma kitabındaki bazı cümleleri atladığını fark ediyorum. Bu konuda neler yapılabilir?
Eğer siz de İngilizce biliyorsanız bunu yapmanız son derece kolaydır. Okuduğunu düşündüğü hikâyeyle ilgili çeşitli sorular sorarak okuduğunu anlamanın tam olarak gerçekleşmediğini ona gösterebilirsiniz. Eğer durum gözlemlediğiniz gibiyse çocuğunuzun sorularınıza cevap vermemesi gerekir. Siz de yine onu kırmadan bu soruların cevaplarını birlikte bulmaya çalışabilirsiniz. Çocuğunuzla ders ve öğrenme konularında sağlıklı iletişim kurabilmenizin tek yolu vardır: Çocuğunuzun başarısının ve yeterliğinin yüksek olduğuna dair bir varsayım üzerinden güçlü bir iletişim kurabilirsiniz. Bunu nasıl başarabilirsiniz? Her zaman başardıklarının altını çiziniz. Öğretmeye değil birlikte keşfetmeye odaklanınız. Eleştirmeye değil ona ayna tutmaya gayret ediniz. Yabancı dil öğrenmeyi, çocuğunuzun yaşamında “başarının mutlak olduğu keyifli bir deneyime” çevirirseniz, işte o zaman hiçbir cümleyi atlamayacaktır.
7. Bildiğim kadarıyla İngilizce öğrenmek için İngilizce konuşmak önemlidir. Bu konuda neler yapılıyor?
Dil öğrenme sürecinin en önemli unsuru olan sözlü çıktı, her velimiz tarafından son derece önemsenmektedir. Ancak unutulmamalıdır ki öğrencilerimizin çıktıları üretebilmeleri için kendilerine alt yapı sağlayacak anlamlı dil girdilerine ihtiyaçları vardır. Çokça dil girdisi, öğrencilerimizin İngilizcede kendilerini daha iyi ve güvenli hissetmesini sağlayacaktır. Hem tümleşik olarak sunulan dil becerileri –okuma, dinleme, yazma, konuşma- hem de dil unsurları –kelime, dilbilgisi, telaffuz- öğretiminin etkin bir şekilde uygulanmasının sonucunda öğrencilerimizin İngilizceyi etkin bir şekilde kullanmasını beklemekteyiz. Cihangir’de çocuklar, sınıflardaki eğitsel telaşın içinde kaybolmazlar. Tam gün yalnızca İngilizce konuşan öğretmenlerimizle etkileşime girerek yabancı dili olması gerektiği gibi doğal yollarla öğrenirler.
8. Çocuğum yaklaşık olarak 4 yıldır İngilizce öğreniyor. Artık akıcı bir şekilde kendini ifade etmeli diye düşünüyorum. Bu ne zaman mümkün olacak?
Yıllardır bu sorunun cevabı üzerine çok sayıda bilimsel araştırma yapılmaktadır. Her ne kadar bu konuya ilişkin çeşitli hipotezler bulunsa da en sağlıklı cevabın çocuğunuzun bireysel özelliklerini de dikkate alarak ortaokul sonu olduğunu söylemek mümkün gözükmektedir. Çocuğunuzun ifade ettiğiniz dört yılı nasıl geçirdiği hangi öğrenme etkinliklerini yaptığı kadar bu etkinliklerin sınıf dışına ne kadar taşındığı da önem arz etmektedir. Cihangir Okulları olarak bu süreçlerin öğrencilerimizin kişisel özelliklerine göre değişiklik gösterdiğini biliyoruz. Bu konuda sabırlı olup iletişimsel etkinliklerle yeterli miktarda sunulan dil girdisinin mucizesine inanmalıyız.
9. Veli toplantılarında üzerinde ısrarla durulan konulardan biri ev ödevinin önemi. İngilizce bilmeyen bir veli olarak çocuğuma bu konuda nasıl yardımcı olabileceğim konusunda kendimi çok aciz hissediyorum. Nasıl bir yol izlemeliyim?
İngilizce bilmiyorsanız bile emin olun ki çocuğunuza çok yardımcı olabilirsiniz. Nasıl ki öğrencilerimizin sorumlulukları var ve bunları evde yerine getirmeye çalışıyorlar. Okulda öğrendiklerini pekiştirmek için ödevler veriliyor ve bunları düzenli olarak takip etmeleri önem arz etmektedir. İşte tam da bu noktada çocuğunuz ödevini yaparken yanında olmanız en önemli katkınız olacaktır. Ödevlerinin günlük olarak kontrol edilmesi, eğer varsa eksik olan yerleri çocuğunuza göstermeniz ve bu konuda bir farkındalık yaratmanız son derece gereklidir. Bu en önemli hususun yanı sıra, çocuğunuzun yaptığı ödevlerle ilgili bilincini artırmak ve ona düşünmeyi öğretmek konusunda da yardımcı olabilirsiniz. Yapamadığı yerlerde cevapları hemen onunla paylaşmak yerine “Sence buraya ‘is’ mi yoksa ‘are’ mı koyacağız?” gibi seçenek içeren yaklaşımlar sergilemek, çocuğunuzun kendi sorumluluğunu aktif olarak almasını mümkün kılacaktır. Son olarak anlamadığını düşündüğü yerler konusunda not almasını söyleyerek öğretmeniyle daha sağlıklı bir iletişimi kurmasına da zemin hazırlayabilirsiniz. İngilizce bilmiyor olsanız da eğer çocuğunuza şu mesajı verirseniz bile çok önemli bir iş yapmış olacaksınız. “Bu süreçte ben senin yanındayım. Sana elimden gelen her şekilde destek olacağım”.
10. Çocuğumun evde yaptığı ödevlerde ona yardımcı olmak istiyorum. Ancak İngilizce derslerinde neler öğrendiğini bilmeden bunu nasıl yapabilirim?
Veli-okul işbirliği anlamında örnek olarak gösterilebilecek bir yaklaşıma sahip olan bu durum bizim için son derece anlamlıdır. Şöyle ki; çocuğunuzun İngilizce dersinde neler yaptığını, her hafta sizlere gönderdiğimiz “kazanımlar” bilgilendirmelerinden takip edebilirsiniz. Çocuğunuzun çalışma yapraklarına veya defterine bakarak da bu kazanımların neler olduğunu öğrenmeniz oldukça kolaydır. Bu noktada yapmanız gereken en önemli husus, çocuğunuzun ödevini yapmaya çalışırken onun yanında olmanızdır. Ancak bunu yaparken de çocuğunuzun kendisinin yapması gereken ödevlere çok da müdahil olmayınız lütfen. Temel olarak aşağıdaki etkinliklere bu sürece net bir şekilde dâhil olabilirsiniz.
1) Eğer çocuğunuz bir kelimeyi bilmiyorsa ve bu yüzden ödevinde ilerlemiyorsa ona sözlük kullanması konusunda yardımcı olun. Çevrimiçi olan sözlüklerden birinin web sitesine erişerek anlamını bilmediği kelimeye birlikte bakabilirsiniz.
2) Eğer çocuğunuzun anlamadığı cümleler var ise, okuduğu parçanın ana fikriyle ilgili soralar sormak suretiyle ona yardımcı olabilirsiniz. Eğer çocuğunuz parçada anlatılan fikirleri genel olarak anlıyorsa bu dil eğitiminde son derece arzu ettiğimiz bir durumdur. Öte yandan okuma parçalarının öğrencilerimizin seviyesinin biraz üzerinde olması tercih edilen bir yaklaşımdır. Böylesi parçalarda tam olarak nereleri anlamadığıyla ilgili sorular sorarak ona yardımcı olmanız mümkündür.
3) Dinleme parçalarındaki cümleleri anlamamaktan şikâyet eden çocuğunuz için pek çok yöntemle ona yardım sunabilirsiniz. Eğer siz dinleme parçasındaki ifadeyi anladıysanız çocuğunuza doğrusunu söyleyerek ses/kodlama yapması hususunda destek olabilirsiniz. Diğer taraftan “speech to text” isimli internet uygulamalarıyla dinleme parçasında bulunan cümlelerin yazılı hallerine de ulaşabilirsiniz.
4) Yazma konusunda çocuklarımızın problem yaşadıkları bilinen bir gerçektir. Ancak doğru bir yöntemle planlanan yazma etkinliklerin evde de etkili bir şekilde sürdürülmesi son derece önemlidir. Çocuğunuza yazması için verilen konu ne olursa “beyin fırtınası” yöntemiyle ona yardımcı olabilirsiniz. “Mindmapping” diye ifade edilen çeşitli yöntemleri de kullanarak  yazma ödevinin konusuna ilişkin geniş bir yelpazede fikirler oluşturulabilir. 
11. Dil öğreniminde tekrar önemlidir. Veli toplantılarında da öğretmenlerimizin üzerinde en çok durduğu konuların başında bu geliyor. Çocuğumun İngilizce konuları tekrar etmesi için neler yapılmalıdır?
Dil öğreniminde “tekrar” her fırsatta dile getirilen bir kavramdır. Araştırmalara göre iki gün içinde tekrar edilmeyen veya üzerinde düşünülmeyen bilgilerin unutulacağı muhakkaktır. Bunu dikkate alarak tüm öğrenme deneyimlerini, bir önceki öğrenme deneyiminin kısa bir tekrarı şeklinde kurguluyoruz. Bu tekrar, anlamlı bir bütünsellik için hem öğrencilerimize daha önce işlediği konuya ilişkin bir hatırlatma sağlıyor hem de tam olarak anlaşılmayan konuların üzerinden bir kere daha geçilmesini mümkün kılıyor. İngilizce konularının tekrarlanması için aşağıdaki noktaların dikkatle takip edilmesi gerekmektedir. Öğrenilen/Kazanılan bilgilerin bir tekrarı niteliğinde olan ödevlerin düzenli olarak yapılması önem arz etmektedir. Çocuğunuzla bu konuda kurulacak bilinçli bir iletişim ile tekrarların hak ettiği bir şekilde öğrenme sürecine olumlu katkıda bulunacağından emin olabilirsiniz. Yapılan ödevlere (eğer eksiklikler var ise- ki eksikliklerin/hataların dil öğrenme sürecinde önemi çok değerlidir) İngilizce öğretmenlerimiz tarafından verilen geribildirimlerin öğrencilerimiz tarafından okunması ve anlaşılması çok kıymetlidir. Yapılan bir üretime sağlanan dönütlerin öğrenme deneyimlerini şekillendirmedeki rolü çok anlamlıdır. Son olarak, şarkı/video türü kaynaklarla çocuğunuzun İngilizceye maruz kalmasını mümkün olduğu kadar sık bir hale getirmek gereklidir.
12. Çocuğumun İngilizce çizgi filmler izlemesi faydalı mıdır?
Evinizde eğer çizgi filmin hem İngilizcesini hem de Türkçesini sunan bir uydu hizmeti var ise çocuğunuzun yeterli ve anlaşılabilir dil girdisine maruz kalması açısından son derece önemlidir. İzlediği çizgi filmlerin konusuna aşina olması ya da Türkçesini daha önce izlemiş olması İngilizce olarak izlediğinde çocuğunuza büyük bir kolaylık sağlayacaktır. Dil öğrenimi açısından son derece önemli bir kavram olan “Girdi Hipotezi”ne göre dil kullanıcılarının kendilerine eğlenceli gelen video vb. unsurlara maruz kalması ve bu girdinin de anlaşılabilir olması dil edinim sürecine katkılar sunacak bir uygulama olacaktır. Çizgi filmlerden daha etkili bir şekilde yararlanmak için eğer İngilizce altyazısı var ise kullanmanız yerinde olacaktır. İki dakikalık bir sahneyi izledikten sonra aynı sahneyi bir de altyazılar olmadan izlemeniz ve hatırladığınız kadarıyla seslendirmeye çalışmanız çok keyifli bir etkinlik olacağı gibi çocuğunuzun dili eğlenceli bir şekilde üretmeye çalışması için de zemin oluşturacaktır.
13. Yabancı öğretmenlerin dil öğrenme sürecindeki yeri nedir? Onlarla daha çok konuşma etkinlikleri yapmak uygun olacaktır sanki. Ne düşünüyorsunuz?
Yabancı öğretmenlerimizin öğrencilerimize özellikle konuşma etkinliklerinde katkıda bulunacağından hareketle, bu öğretmenlerimiz, daha önceden belirlenmiş okuma/dinleme metinleri hakkında yürütülen iletişimsel etkinliklerle, işlenen temaya uygun hazırlanmış ve kültürel öğeleri de bünyesinde barındıran sözel etkinliklerle ve en önemlisi de yabancı bireylerle iletişim kurarken dikkate alması gerektiği sözsüz iletişim unsurlarının temrin edildiği simülasyonlarla öğrencilerimizin İngilizcelerine katkıda bulunmaktadır.
14. Katıldığım tüm veli toplantılarında “İngilizceyi bir ders olarak değil bir ihtiyaç olarak ele alıyoruz.” minvalinde ifadeler duyuyorum. Bu konudaki yaklaşımınızı açıklar mısınız?
Çocuğunuzun gelişimsel özellikleri dikkati alındığında, en önemli ihtiyaç olarak dil öğrenme belki en üst sıralarda değildir. Ancak zamanla bu ihtiyacın ortaya çıkacak olması ve özellikle siz değerli velilerimizin bu konudaki hassasiyetlerinin oluşması temel olarak dile bir ders gibi değil de hayatı boyunca ihtiyaç duyacağı kazanım olarak yaklaşıyoruz. Bu bağlamda, çocuklarımızın yabancılarla iletişim kurabilmesini sağlayacak her türlü uygulamayı hayata geçiriyoruz. Okulumuzun, doğal bir dil öğrenim atmosferine dönüştürerek, bu ihtiyacın her boyutta hissedilmesi gerektiğinin altını çiziyoruz.
15. Sınıftaki öğrencilerin İngilizce seviyeleri birbirinden farklı mı? Eskiden öğrencilerin seviyelerine göre elementary, pre-intermediate türü ayrımlar vardı. Bunlar uygulanıyor mu?
Sizin geçmiş öğrenme deneyimlerinizden hatırlayarak bizimle paylaştığınız seviye farklılıkları konusunda Cihangir Okulları son derece önemli bir uygulamayı başarıyla sürdürüyoruz. Doğru teşhis yapmanın gerekliliğine inanan kurumumuz, öğrencilerimize dört iletişim becerisinin de değerlendirildiği sınavlarla seviyelerine göre ayırıyor ve onlara tam da ihtiyaç duydukları çerçevede bir dil öğretimi sunuyor. Eskiden elementary veya pre-intermediate olarak adlandırılan seviyeler Diller için Avrupa Ortak Başvuru Metni ışığında A1, A2, B1 ve B2 şeklinde uygulanıyor ve öğrencilerimizin İngilizcedeki dil seviyesi bu kavramlarla oluşturuluyor.

Bu Sayfa Hakkında Görüş Bildirmek İster Misiniz?